FERAHLATICI BİR CACIK TARİFİ

Oruç tutsun veya tutmasın dikkat ediyorum da, yazın bu enn sıcak günlerinde, rutubetten de iyice eriyip, kendini turşu gibi hissederken, genelde insanın içinden ağır bir şeyler yemek gelmiyor. Dolayısıyla daha masum, daha sağlıklı şeyler yemeye yönelim artıyor.

Arada gözü dönüp de, yine de abartan olmuyor mu? E canım illa ki de oluyor, ama sonra dersini alıp, bir müddet bunu bir daha yapmayacağına kendi kendine söz verenleri de çok görüyorum. Evet aynaya bakınca görüyorum! Allah allaaaah ne varmış yani dün oturup koca bi' tabak mantıyı mideye indirdiysem? :)) Hem konuyu saptırmayalım, bugünkü dersimiz: Cacık!


adim-adim-resimli-cacik-tarifi

Park Bosphorus Hotel'den Ödüllü Instagram Yarışması

Yaşadığınız şehrin tarihini anlatan fotoğraflarınızı, #tarihimiras hashtagiyle Instagram’da paylaşın, Park Bosphorus Hotel’den muhteşem ödüller kazanın!

İstanbul’un kalbi Gümüşsuyu’nda, otelcilik hizmet kalitesinin en üst sınırını simgeleyen ‘deluxe hotel’ klasmanında misafirlerini ağırlayan Park Bosphorus Hotel, bol ödüllü bir Instagram yarışması düzenliyor. 24 Temmuz-4 Ağustos 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen yarışmaya 18 yaşını doldurmuş herkes katılabiliyor.



Tarihi Park Otel’in 82 yıllık geçmişine sadık kalınarak hayata geçirilen Park Bosphorus Hotel,  İstanbul’un en yeni lüks oteli olma özelliği taşıyor. Kasım 2013’te faaliyete geçen otel; 4 bin 500 metrekarelik terası, 6 farklı konseptte hazırlanan yiyecek-içecek bölümleri, 618 odası, düğün ve etkinlik alanları, 8 bin 500 metrekare spa & fitness & wellness merkezinin yanı sıra muhteşem Boğaz manzarasıyla da dikkat çekiyor. Tarihi Yarımada’dan Boğaziçi Köprüsü’ne kadar uzanan bu manzaranın tadını; ödüllü şefler tarafından yönetilen Gümüşsuyu Restaurant ve Park Patisserie gibi gurme noktalarında ve teras kafelerinde de çıkarabilirsiniz.

#tarihimiras etiketiyle @parkbosphorus Instagram sayfasında düzenlenen yarışmanın kazananları; Hürriyet Dijital Yayın Koordinatörü Bülent Mumay, Hürriyet Fotoğraf Editörü Sebati Karakurt, Türkiye’nin en çok takip edilen Instagram fenomeni Sezgin Yılmaz (@sezyilmaz) ve Park Bosphorus Hotel yöneticilerinden oluşan jürinin değerlendirmesiyle 7 Ağustos’ta açıklanacak.



Yarışmanın Ödülleri

Birinciye Boğaz manzaralı odada her şey dahil bir gece konaklama (yemek + spa + masaj)
İkinciye Boğaz manzaralı odada bir gece konaklama ve yemek
Üçüncüye Boğaz manzaralı odada bir gece konaklama

Ödüllerin 2 kişilik olması ve otelin doluluk oranı da göz önünde bulundurularak, açıklandığı tarihten itibaren 4 ay içinde kullanılabilir olması ise ödülleri çok daha cazip hale getiriyor.
Yarışma hakkında daha detaylı bilgi ve katılım koşulları için Park Bosphorus Facebook sayfasına göz atabilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Adana Limanının Sansürsüz Pozu

Dün gece uyumaya çalışırken, bir yandan da Ekşi Sözlükteki entryleri okuyorum. Gazeteler bir yana, bence olan biteni en iyi şekilde takip etmek ve sık sık yazarların espri anlayışı ve yaratıcılıklarına hayran olmak için bire bir...

adriana-lima

ENFES BİR FIRIN SÜTLAÇ TARİFİ

Bu aralar sevgili takipçilerimden sık sık tatlı tarifi talepleri geliyor. Madem öyle, hazır mübarek Ramazan ayındayken bugün size, iftardan sonra sohbetlerinizi tatlandıracak, keyfinize keyif katacak en sevdiğim sütlü tatlılardan Fırın Sütlaç Tarifini, yine her zamanki gibi, herkesin anlayabileceği kadar basit bir dille ve yine adım adım resimlerle anlatmak istiyorum:)


resimli-firin-sutlac-tarifi-usengec-sef


Özlem Süer House'daki Banvit Tadım Daveti

Geçen ay, en sevdiğim modacılarımızdan Sevgili Özlem Süer'in, Banvit markasıyla gerçekleştirdiği işbirliğiyle organize edilen bir tadım etkinliğinin davetlisiydim.

ozlem-suer-house-banvit-tadim-daveti

Cook Point'te Yaşadığım Hayal Kırıklığı

Taksim'de Sıraselviler tarafına sapınca, yol üzerinde daha önce gittiğimiz başka bir Cafe'ye tekrar mı gitsek acaba derken, Cook Point isimli ve masaları tamamen dolu mini bir cafe gördük. 

Vitrininde Omlet, Kahvaltı Tabağı filan gibi şeyler yazdığından, burasının da aradığım o yer olamayacağını düşünürken, içeriden bir Bey "Sadece kahvaltı değil, harika yemeklerimiz var. Eşim Turizm Otelcilik Mezunu ve tüm yemeklerimizi o hazırlıyor." deyince; "en çok hangi yemekte iddialısınız?" diye içeri girmeden kapısından sordum. "Özellikle Mantı" dedi ve şöyle bir kalakaldım. "Hadi bir menüye göz atalım madem" derken, şansımıza bir masa kalktı ve hemen geçerek "Tereyağlı Gül Mantısı" siparişimizi verdik.


Mantı geldiğinde özel seremoni eşliğinde her zaman yaptığım gibi, önce yoğurt, sonra tereyağında kızarmış salça ve ardından Nane, Pulbiber ve Sumaktan oluşan baharatlarını üzerine ekledim. 

Resmini çeker çekmez, iyice merak ettiğim için, hemen tadına baktım ve işte o an, tam o saniyede zamanın durmasını istedim. Dursun ki bu tereyağında kızartılmış, içi kıymalı bu mantı hiçbir zaman bitmesin, bitemesin... ;) 



Ardından da siparişimiz üzerine hazırlanarak Tarçınlı Krema Sosu ve Mini Meyva Tabağı ile sunulan Ilık Çikolata Soslu Brownie ve Çayımız geldi.


--------------------
Tarih: 26 Haziran 2014

Yukarıda geçen sene yazdığım güzel izlenimlerimden sonra bu cafe dün beni çok fena hayal kırıklığına uğrattı. Her zaman objektif olduğum için iyiyi olduğu gibi, kötü izlenimlerimi de yazmak durumundayım. Merak edenleriniz için neler yaşadığımı kısaca anlatayım.

Dün işim gereği Taksim taraflarındayken, bildiğim bir yerde sevdiğim bir şey yemek umuduyla Cook Point'e geldim. Karşımda bu sefer bomboş bir cafe ve 2 çalışan vardı. Temiz ve lezzetli bir yemek istediğim için kendilerine geldiğimi belirttiğim hanım, köftenin daha bu sabah hazırlandığını söyleyince Izgara köfte ve gül mantı siparişi verdik.

Yemekler hazırlanırken, içerisini öyle bir duman kapladı ve kızartma koktu ki, dışardaki sandalyelerde oturmamıza rağmen, sanki kendim ocağın başındaymışım gibi üzerimize sindi bütün koku. 

Sonra mantı geldi masaya... Yanmış ve simsiyah bi'halde! Gözlerime inanamadım. "Tamam, yenisini yapalım" deyip geri götürdüler.

Biraz sonra köfteler ise geldi. Çatalı bıçağı elime aldığım anda, bıçağıma, köfteleri hazırlayan hanımın "saçı" takıldı. İyice miğdem bulandı bu durumdan:( Kendisine durumu gösterince de "sabah klima bozuldu zaten" dedi. "Yanmış mantıları hiç çekinmeden servis etmeye kalkmalarının ya da köfteden saç çıkmasının, sabah bozulan klimayla alakasını anlayamadığımı, bunun bir bahane olmadığını, daha önce mekanları hakkında güzel yazılar yazmış, 3 ayrı gazetede bu yazıları yayınlanmış ve binlerce kez okunmuş bir blogun yazarı olarak, şu an ekstra hayal kırıklığına uğradığımı" söyleyerek, hesabı istedim ve kalktım.

Bu yaşadığım talihsiz olayı, sizlerle de paylaşmak gereği gördüm. Mekanın sahiplerinin eminim ki bu yaşananlardan, bir şekilde illa ki haberi olmuştur ama bir arama, özür dileme gereği bile duymadılar ki bu da ayrıca üzücü maalesef... Yok eğer haberleri olmadıysa, o daha da fena zaten.

Bu Dönere Döner Yine Gelirsin:)

Geçen hafta, enfes dönerlerin sergilendiği, aşırı davetkar bir billboard çekti dikkatimi... Öylesine detaylı çekmişler ki fotoğraflarını, insana "geeeel, gel" yapıyor, konuşuyorlar adeta:)

Her karşıma çıktığında yutkunup duracağıma, bunu hemen denemeliyim diye düşünürken, dün fırsat ayağıma geldi. Yeri aşırı merkezi... Mecidiyeköy Meydan'da, Cevahir'e doğru giderken hemen solda. 

doner-stop-mecidiyeköy

Bu Hurriyet Çok Sosyal

Hurriyet.com.tr'nin yeni uygulaması olan "Hürriyet Sosyal’i" ilk duyduğumda bir an önce kullanmak için hevesliydim. Üyelik gerektirdiğini gördüğümde ise, önce biraz üşenir gibi oldum açıkçası... Sonra düşündüm ki, "Hürriyet , sosyal tabanlı bir haber sitesine dönüşüyorsa, bu yeniliklerden geri kalmamak gerek... Dünyada ilk defa, böyle güçlü bir haber sitesi, sosyal bir platform olma yolunda ilerliyorsa madem, ben de oradaki yerimi, bir an önce almalıyım!:)

Bilgisayarın başına geçtim ve şuradaki kısa tanıtım filmini izledim önce. Baktım ki, sosyal.hurriyet.com.tr linkinden bilgilerimi hemen girerek ya da istersem Facebook, Twitter veya Instagram gibi mevcut sosyal medya hesaplarımı kullanarak kolayca üye olabiliyormuşum, bir kaç satırlık bilgiyi doldurur, doldurmaz, üyelik için kullandığım e-mail hesabıma bir aktivasyon maili geldi, tıkladım ve üye olmuş oldum. Artık kendime ait ve ilgi alanlarıma özgü, kendi hurriyet.com.tr'mi oluşturmaya hazırdım işte.

İlk olarak, "Bize ilgi alanlarını söyle, biz sana özel haber, video ve içerikleri sunalım" denildi. Hızlıca bir göz gezdirdikten sonra, onlarca seçenek arasından, Yeme-İçme, Müzik, Moda, Spor, Fotoğraf, Sinema, Seyahat, Hava Durumu, Futbol ve Mekanlar kategorilerini işaretledim şimdilik... Ne de olsa istediğim zaman girip, tekrar değiştirebilirim. Keyif benim değil mi? :)

Sonra diğer kullanıcıları da eklemek istersem, "Kişi Takip Et" diye bir öneride bulunuldu. "Kullanıcı Sözleşmesi"ni de onaylamamla "bana özel haber akışı" sunan Hürriyet'in bu yepyeni dünyasına ilk adımımı atmıştım işte.

Artık sadece haber okuyup geçmek değil, arzu edersem her gün severek saatler harcadığım ve çok aşina olduğum sosyal medya araçlarındaki gibi rahatça kullanarak, oradaki "Like/Beğen" gibi, burada da "Öne Çıkar" tuşuyla beğendiğim ve ilgi gösterdiğim şeyleri gösterebileceğim yeni ve keyifli bir deneyimin içinde buldum kendimi. Yıllardır sosyal ağlarda kullandığım bu özelliklere, artık hurriyet.com.tr gibi bir haber sitesinde sahip olmak; haber okumayı, okuduklarımı paylaşmayı ve istersem de üzerine kendi fikrimi söylemeyi öyle kolaylaştırdı ki, kullanırken hiç yabancılık hissetmedim desem, yeridir.

Daha da güzeli ise, eğer istersem Anasayfa, Gündem, Kelebek, Spor, Ekonomi gibi tüm bölümleri, hala görebiliyor olmam... Tüm bunlara ilaveten, özel ilgi alanlarımı belirlediğim için artık, sırf anasayfada olmadığı için gözden kaçırmak durumunda kaldığım, ama aslında merak ettiğim tüm kaliteli içerikler, "Bana Özel" kısmıyla, kendiliğinden bana geliyor ve işte bu, gerçekten harika bir haber.

Dahası bildirimlere baktığımda gördüm ki, daha girer girmez takipçilerim de oluşmaya başlamış bir anda. "O da nedir*" diye merak edenleriniz için anlatayım. Bu yeni deneyim sayesinde, artık okuyucular, hem Hürriyet yazarları, hem de diğer okuyucularla interaktif ilişki kurabilecekleri, tartışma yaratabilecekleri bir platforma sahip olabiliyor. Yazarların sadece köşe yazıları değil; kişisel postları da okuyucu ile buluşuyor. En sevdiğiniz yazarların, gün içinde neler hakkında paylaşımlarda bulunduğunu da, kolayca takip edebiliyorsunuz. Anlayacağınız bu Hürriyet gerçekten çok sosyal olmuş:)

İçerik: http://usengecsef.blogspot.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Çiğ Beslenme ve Alkali Diyeti Merkezi

Dünyada yeni bir beslenme trendi aldı başını gidiyor. "Çiğ olarak yenen doğal gıdanın, enerji kaynağı olarak daha sağlıklı olduğu" ilkesiyle, Beyonce, Venus Williams, Demi Moore, Natalie Portman, Umma Thurman gibi ünlü isimlerin de uygulayıp, faydasını gördüklerinin açıklanmasıyla, iyice yaygınlaşan bu yöntemde, çiğ beslenme ve yeşil besin detoksu öne çıkıyor. 

Ülkemizde de özellikle Cem Yılmaz'ın ve Gülben Ergen'in bu yöntemle zayıfladıklarının iddia edilmesiyle, daha çok ilgi gören bu sistemi doğru şekliyle öğrenip uygulamak isteyenler için iyi bir haberim var.

Bodrum'da yer alan Sianji Spa and Wellness Hotel'in, Türkiye'de 'çiğ beslenme programı' uygulayan ilk ve tek merkez olduğu bilgisini aldım. Her türlü lükse sahip, keyifli bir tatil yaparken, sağlıklı yaşamdan nasibini almak diye buna denir.

sianji-spa-and-wellness-hotel-bodrum

Bu Limonata Başka Limonata

City's'in sinema katındaki Limonata'yı kapattıktan sonra Çapamarka'nın, yine Nişantaşı'nda, bu kez Beymen Blender'ın da bulunduğu Bostan Sokak'da, Louis Vuitton mağazasının yanında "Limonata Apartment" adıyla yeni bir mekan açtığını biliyordum. Yolumuz Nişantaşı'na düşünce, fırsat bu fırsat deyip, kendimizi semtin yeni gözdesi Limonata'da bulduk.

Giriş kapısından itibaren komik yüzlü limonlarla karşılandığımız mekanın eğlenceli dekorasyonu, Çapamarka ile pek çok projede beraber çalışan Mimar Ali Türker'in imzasını taşıyor.

limonata-apartments-nisantasi-usengec-sef